• email
  • facebook
  • twitter
Online Hizmetler
  • VERDİĞİMİZ HİZMETLER

    Aile Sağlığı Merkezimizde Verilen Hizmetlerin Listesi Buraya İçin Tıklayınız.
  • ÇALIŞMA SAATLERİMİZ

    Hekimlerimizin Çalışma Saatleri İçin Buraya Tıklayınız.
  • VATANDAŞ REHBERİ

    Aile Sağlığı Merkezimizde İşlemleri Nasıl yapabileceğinize Dair Bilgilere Buradan Ulaşabilirsiniz.
  • AİLE HEKİMLERİMİZ

    Aile Sağlığı Merkezimizde Görev Yapan Aile Hekimlerimizin Listesi İçin Buraya Tıklayınız.
  • DOKTORUNUZA SORUN

    Aile Hekiminize Soru Sormak İçin Buraya Tıklayınız.

Ana Sayfa > Hipertansiyon [Geri]   
Hipertansiyon


HİPERTANSİYON NEDİR ?

Kalbimiz bir pompa gibi kasılma ve gevşeme hareketleri ile ihtiyacımız olan kanı vücudumuza gönderen hayati bir organdır. Normal bir kalp, dakikada 60-90 kez kasılma ve gevşeme yapar. Kalbin her kasılma ve gevşemesi sırasında, damarlara yapmış olduğu bir basınç vardır. İşte bu basınca “tansiyon” diyoruz. Tansiyon büyük (sistolik) ve küçük (diastolik) olmak üzere iki türlüdür. Büyük tansiyon kalbin kasılması, küçük tansiyon ise kalbin gevşemesi sırasında oluşan basınçtır. Bu basıncın değeri milimetre cinsinden ölçülür.

TANSİYONUN NORMAL DEĞERLERİ NEDİR ?

Hipertansiyon tipi

Sistolik (Büyük) Tansiyon

Diastolik (Küçük) Tansiyon

Normal tansiyon

120 mmHg ve altı

80 mmHg ve altı

Hipertansiyon adayı

120-139 mmHg

80-89 mmHg

Evre 1 hipertansiyon

140-159 mmHg

90-99 mmHg

Evre 2 hipertansiyon

160 mmHg ve üstü

100 ve üstü mmHg

** Diyabeti (şeker hastalığı) veya böbrek hastalığı olan kişilerde 130/80 mmHg veya üzeri hipertansiyon olarak kabul edilir.

HİPERTANSİYON NASIL BİR HASTALIKTIR


Hipertansiyon kronik seyirli bir hastalıktır. Kendi başına öldürücü değildir; fakat tedavi edilmediğinde sonuçları öldürücü olabilir. Hipertansiyon en çok kalp, beyin, böbrek ve göz damarları olmak üzere bir çok damar sistemini etkileyebilir. Başlangıçta kalp, böbrek, göz ve beyin damarları yüksek basınca uzun yıllar boyunca yüksek tansiyona karşı sessizce direnebilir. Fakat yıllar içinde etkiler ortaya çıkmaya başlar. Kalp etkilenmiş ise kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini artar. Beyin damarlarını etkilenmiş ise beyin damarlarında kanama veya tıkanma eğilimi artar. Böbrekler etkilenmiş ise sonucu börek yetmezliği gelişme riski artar. Gözü etkilenmiş ise görme kaybı ile sonuçlanan rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

HİPERTANSİYONUN SEBEBİ NEDİR ?

Hipertansiyonun %90’ında herhangi bir sebep bulunamaz. Bu tipe “esansiyel hipertansiyon” denir. Geri kalan %10’luk kısım ise, “sekonder hipertansiyon” olarak adlandırılıp; çok tuzlu gıdaların tüketilmesi (özellikle tuza hassas kişilerde), böbrek hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları, böbrek damarlarının daralması, doğuştan büyük atar damarın (aortun) bir bölümünün dar olması (aortkoarktasyonu), trioid bezi hastalıkları (hipertiroidi) buna sebep olabilir.

HİPERTANSİYON KİMLER DE GÖRÜLÜR ?


Yüksek tansiyon riski bir çok faktör tarafından artırılır.

  • Yaş: Yüksek tansiyon görülme oranı ilerleyen yaşla birlikte artar. Buna karşın tansiyon yüksekliği genellikle ilk olarak 35-50 yaşlarında saptanır.
  • Cinsiyet: 50 yaşın altındaki grup ele alındığında erkeklerde daha sık görülür. 50-55 yaş grubunda görülme sıklığı eşitlenir. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır
  • Kalıtım: Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık %60'ında ailede de tansiyon yüksekliği söz konusudur.
  • Şişmanlık: Şişmanların yaklaşık %40'ında yüksek tansiyon görülmektedir. Genç hastaların yaklaşık üçte biri şişmandır.
  • Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanır.
  • Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir.
  • Fiziksel aktivitelerin azlığı: Hipertansiyon görülme olasılığı arttırır.
  • Alkol tüketimi: Alkol kullananlarda hipertansiyon görülme sıklığı artar.
  • Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir

HİPER TANSİYONUN TEDAVİSİ

Hipertansiyon tedavisi ilaç dışı tedavi ve ilaç tedavisi olmak üzere iki türlüdür. İlaç dışı tedavi yaşam stili değeşiklikleri yapılması esasına dayanır.Yaşam stili değişiklikleri; fazla kiloların verilmesi, egzersiz (yüzme, yürüyüş, balık tutma vs), aşırı tuz alımından kaçınma, potasyum ve kalsiyumdan zengin bol yeşil sebze ve meyve tüketme, alkol tüketiminden kaçınma, sigaradan kaçınma, stresten kaçınma gibi faaliyetleri içerir.

İlaç tedavisine başlama kararı; hastada hedef organ hasarı olup olmamasına, kardivasküler risk faktörlerinin olup olmamasına ve ölçülen sistolik/diyastolik kan basıncı değerlerinin yüksekliğine göre verelir. İlaç tedavisine başlanan hastalar aynı zamanda yaşam stili değişikliklerine de uymalıdır.

Hipertansiyon tedavisinde ilaç seçimi hastanın yaşı, ilaç yan etkileri ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurularak bireye özel yapılır. Tedaviye tek ilaçla başlanabildiği gibi, duruma göre birden fazla ilaçla da başlanabilir. Tedaviye tek ilaçla başlanmış ve kan basıncı düşmekle birlikte henüz istenilen kan basıncı elde edilememişse, tedavi değiştirilmeden önce 4-6 hafta beklenmelidir. Tedavi değişikliği, doz artırımı veya ikinci ilaç eklenmesi şeklinde olabilir. Tedaviye ikinci bir ilaç eklenmesi gerektiğinde, başlanacak ilacın ilk ilaçla uyumlu olması gözetilir.

Tedavide kullanılan ilaçlar nelerdir?

Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar etki mekanizmalarına göre gruplandırılmışlardır. Bu grupların isimleri şunlardır:

· Diüretikler

· Alfa blokerler

· Beta blokerler

· Kalsiyum antagonistleri

· Anjiotensin konverting enzim inhibitörleri

· Anjiotensin II reseptör blokerler